Jean Cocteau
Sanata düşkün Parisli büyük bir burjuva ailenin oğlu olarak Maisons Lafitte'de dünyaya geldi. Ünlü dostlarının koruması altında çok yönlü bir insan olarak yetişen Jean Cocteau, daha lise eğitimi sırasında sanat yaşamının içine girdi. Peş peşe yazdığı şiir, oyun ve romanlarla yaptığı filmler, gerek oyuncu ve izleyicileri gerek eleştirmeleri büyülediği kadar, dehşete de düşürdü. Kısa süre sonra Acedemie Français üyesi olan Jean Cocteau'nun şiirleri sembolizm ve gerçeküstücülüğün ektisiyle güçlendi. Melek Heurtebise adlı şiirinde olduğu gibi bilinçaltı ile ölümün karanlık alanlarına dalan Cocteau, Şiirler adlı kitabında kullanıla gelen temaları parlak bir şiirsellikle yenileştirip, günlük olandaki şiirselliği ortaya koydu.

İkinci Dünya Savaşı'ndan biraz önce en tanınmış düzyazı yapıtlarını ortaya koymaya başlayan Jean Cocteau, "Sahtekâr Thomas", "Büyük Sapma" adlı romanlarla "Müthiş Çocuklar" adlı hikayesini o yıllarda üretmiştir. Müthiş Çocuklar hikayesinde, iki kardeşin bir hayal dünyası içinde gelişen trajik aşk öykülerinin gerisinde, yaşamda ayakta kalmayı beceremeyen bir gencin dünyadan kaçışı anlatılmaktadır. Tiyatronun çok yönlü olanaklılığı kendisini her zaman çekmiş olan Cocteau, dram sanatının her tarzını ele almıştır. Picasso gibi sanatçıların sahne dekoru, Honnegger, Milhaud, Satie gibi müzisyenlerin de sahne müziği yaptıkları yergisel bale parçalarından sonra, antik oyunların modern yorumlarına yönelmiştir. Antigone, Oedipe-Roi, Kral Oedipus gibi dramlarda kendi karamsan dünya görüşünü, antik ve ortaçağ mithos tipleri içinde işlemiştir.

Daha sonraki dramlarında bulvar tiyatrosunu Parislilerin ve burjuvazinin ahlaki sorunlarını işleyen oyunlarla zenginleştirmiştir. Senaryo yazarı ve sinema yönetmeni olarak kendine özgü hayal gücünün göstergesi olan eserleri, sinema sanatının klasikleri arasında yer edinmiştir. Şairin Kanı, Edebi Dönüş, Güzel ile Canavar adlı yapıtlar buna örnek gösterilebilir. Yazar resim ve müzik sanatında avangart eğilimlerin yayılmasına ve yetenekli genç sanatçıların yetiştirilmesine önayak olmuştur. Kişiliğinde taşıdığı ve Paris kültürünü yansıtan özellikler nedeniyle toplumsal çöküş olaylarına bireyci bir sanatçı olarak kötümser bir açıdan tepki göstermiştir.

Jean Cocteau, Milly- Foret'te yaşamını yitirmiştir.

Eserleri
Şiirleri: Şiirler (Poesies, 1920), Sözdağarı (Vocabulaire, 1922), Eski İlahi (Plain-Chant, 1923), Opera (1927), Alegoriler (Allegories, 1941), Leone (1945), Haça Gerilme (La Crucifixion, 1947), Bir Şairin Yolu (Remarche d'un poete, 1953), Açık - Koyu (Clair-obscur, 1954)
Roman:Sahtekâr Thomas (Thomas L'Imposteur, 1923), Büyük Sapma (Le Grand ecart, 1923)
Hikâye: Müthiş Çocuklar (Les enfants terribles, 1929)
Dram: Orpheus (Orphee, 1927), İnsan Sesi (La Voix, 1930)Saatli Bomba (La Machine infernale, 1934), Yuvarlak Masa Şövalyeleri (Chevaliers de la Table Ronde, 1939), Korkunç Anababalar (Les parents terribles, 1938), Kutsal Canavarlar (Les Monstres sacres, 1940) Yazı Makinesi (La Machine a ecrire, 1940), İki Başlı Kartal (L'Aigle a deux tetes, 1946), Bacchus (1952), Kaygısız (Indifferent, 1952)
Bale: Geçit Töreni (Parade, 1917), Damdaki Öküz (Le Boeuf sur le toit, 1920)
Deneme: Horoz ve Arlequin (Le Coq et l'arlequin, 1926), Dolaylı Eleştirel Denemeler (Essai de critique indirecte, 1932), Var Olmanın Güçlüğü (La difficulte d'etre, 1947), Amerikalılara Mektuplar (Lettre aux Americains, 1949), Bir Bilinmeyenin Günlükleri (Journal d'un inconnu, 1952)
Günce: Uyuşturucu (Opium, 1930),